Timsah kardeş mutlu bir hafta sonu diler:)

28.2.08





Yarın sabah Ankara'ya gidiyorum. Blogumu da timsah kardeşe emanet ettim. O sizinle ilgilenecek ;)

Sevgiyle kalın..

Çiçekli Kolye

25.2.08

Bir tane daha kolye yaptım. Sanırım kafayı yedim, alışkanlık oldu. Akşam olunca boncuk kutumla oturuyorum. Yeni boncukta almıyorum. Eskilerle ne çıkarsa artık. Siyah kum boncuklardan vardı büyüklü küçüklü. Bir de anneannemin anneme seneler önce yaptığı yaka çiçeğini söktüm:)) Yapraklarını, dallarını ayırdım (ne kadar kötüyüm). Sonra da böyle bişey çıktı. Siyah boncukları iki sıra ipe 4 küçük, bir büyük dizdim. Püskül içinde sadece küçük boncuklardan kullandım. En son da çiçeği taktım. Aslında çiçekten iki tane daha var elimde ama sade daha güzel oldu kanımca.

Bir küpe

22.2.08

Bir küpe ve herkese iyi hafta sonları..

Yeşil ve Kırmızı

Yeşil ve kırmızıyı çok severim. O yüzden yaza hazırlandığımız şu günlerde boş durmuyorum :) (dışarda kar var, ettğim lafa bakın). Neyse şunun şurasında 3 ay kaldı yaza. Kırmızı ve yeşil kolyemi paylaşmak istiyorum. Yeşil yerine kırmızı mı kullansaydım acaba? Karar veremedim, belki değiştiririm.

Peçete Yüzüğü

19.2.08

Uzun bir zamandır peçete yüzüğü yapmak istiyordum. Çünkü dışarda istediğim renkte bulamadım; ayrıca gereğinden pahalı olduğunu düşündüm. sihirliellerankara da bir kaç gün önce bu peçete yüzüğünü gördüm. Sonra istediğimi söyleyince Seda kendi yaptıklarını da paylaştı. Ben de onlardan esinlenerek aşağıda gördüğünüz peçete yüzüklerini yaptım. Aman aman bir model olmasa da içime sindi. Üstelik çok da ucuza mal oldu. Makrome örülen plastik halkalara, ipe dizdiğim kum boncukları sardım. Ortasına koyduğum çiçeği de hazır aldım. Silikon tabancasıyla yapıştırdım. Henüz peçetelerim hazır değil, öylesine bi peçetede gösterdim.

Sevgilimi Çok Seviyorum !!! :)

14.2.08

8 yıl oldu sevgilimle sevgili olalı. O zamanlar lisedeydik. Aradan geçen yıllar hep gülümsemeyle hatırladığımız çok fazla anı bıraktı bize ama bunların arasında hiç "Sevgililer Günü" anımız yok. Aslında var bir tane. Bugüne özel ilk ve son kez karşılıklı hediye verdiğimizde lise sondaydık. O bana gümüş bir bileklik ve kolye almıştı. Ben de O'na bir gömlek.. O gömleğin parasını denkleştirmekte epey zor olmuştu:) Sonrasında çok kez birbirimize sürprizler yaptık elbette ama hiç bugüne özel olmadı. Sevgililer günü kutlamam ben, kapitalist düzene ayak uydurmam gibi düşüncem olsa da yüksek sesle söylemedim bunu. Öyle ya da böyle insanların birbirleri için birşeyler yapması, düşünmesi güzel. Yalnız söylemeden geçemeyeceğim, 'şu kadarcık bişey' reklamlarından çok sıkıldım. Neyse ben de bu yıl biraz farklı olsun istedim. Aramızdaki okyanusa inat Canım'a Can Yücel'in çok sevdiğim bir şiiriyle sesleniyorum.

Sevdiğimle Yaşlanmak İstiyorum...

Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum.
Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum.
Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.
Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.
Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.
Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.
Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.
Güzel günlerimizi, evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız.
Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek...
Böylece yaşamalıyız işte.
Sonra çocuğumuz olmalı,
Düşünsene senin ve benim olan bir canlı.
Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız.
Sen arada mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı.
Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın.
Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.
Zaman su gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı.
Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden
Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı.
Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden.
Kavgasız, her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz.
Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız.
Eve gelip benden kahve istemelisin.
Çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız.
Ben, "Bey" demeliyim sana, sen de "Hanım".
Öyle sevmelisin ki beni bu yazdıklarım korkutmamalı seni.
Tebessümler açtırmalı yüzünde.
Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde.
Birbirimizi sevmenin gururu olmalı her şeyde...

CAN YÜCEL

"Hayatın Öğrettiği 3 Şey"

8.2.08

Sobe olayını gezdiğim bloglarda görüyordum. Nihayet benim de başıma geldi, sihirliellerankara sobelemiş. Soru Hayatın Öğrettiği 3 Şey
Hayatın öğrettiklerini 3 şeyler sınırlamak zorladı. İlk aklıma gelenler;
1. Sabırlı olmayı öğretti.
2. Riyakar olmamayı, şartlar ne olursa olsun doğru bildiğimi söylemeyi öğretti.
3. Sevmeyi öğretti hayat bana; herkesi, herşeyi, önyargısız, çıkarsız.. ve gülmeyi, güleryüzlü olmayı..

Ben de Kadınca Bir Blog / Esra'yı sobeliyorum. Hadi bakalım..

Kına Mendili

5.2.08

Birşeye benzetemediyseniz hemen anlatayım. Bunlar kına gecesinde kına yakmak isteyen kızlara dağıtılacak kına mendilleri. Yaktıkları kınayı 1. resimde olduğu gibi kapatacaklar, 2. resimde olduğu gibi bilekten bağlayacaklar. Yapmaya başladık annemle, henüz 6 tane oldu. Kırmızı deri sateni yuvarlak kestik. Parlak tarafları görünecek şekilde 2 kat olacak. Önce görünen yüzün ortasındaki pulları dilediğimiz gibi dikiyoruz. Ardından ortaya kurdaleyi, altına diğer katı koyup, kenardaki pulları dikiyoruz. Hem arkadaşlarıma anı olarak kalacak hem de kıneyı peçete yerine bunlarla kapatabilecekler. Kırmızı kırmızı da güzel görünür. Tabii sadece oynayanlara dağıtılmasını rica edeceğim:)) Aslında basit gibi görünüyor ama pulları dikmek gözleri yoruyor. Neyse ki tatil ve geç yatıp, geç kalkabiliyorum.

Küçükken ben :)

1.2.08

Küçükken ben böyleydim :) Asıl dikkatinizi çekmek istediğim üzerimdeki elbiseler annemin üretimi. Kendisi 10 yıllık emekli bir giyim öğretmeni. Eskiden o kadar çok şey dikerdi ki kendine ve bana şimdilerde hiiççç almıyor eline iğne iplik. Gözlerim eskisi gibi değil bahanesinin ardına sığınıyor. İlk çocuk olmam sebebiyle ayakkabılarım falan da çeşit çeşitmiş. Pek hatırlamıyorum tabii ki. Resimlerde 3 yaşındayım (yıl 1986). Bir tek kareli gömlekli resmim de 5 yaşındayım. Bazı elbiselerimi annem saklamış. Kızım olursa giydirecekmişim:) Hey gidi günler.. Çoraplarım bile dantel :))


Resimlerin üzerine tıklayarak büyük hallerini görebilirsiniz. Tarayıcım olmadığından fotoğraflardan çektim; o yüzden kalite biraz düşük. Kusura bakmayın artık..