KAFES FIRIN EKMEK YAPIM ETKİNLİĞİ

23.3.13

2 Mart günü harika bir etkinliğe gittim ben Kafes Fırın'a, Zülal'in devatiyle.
Branş değiştirdiğimden beri mutfaktayım. İlk zamanlar mecburiyet gibiydi,
artık keyif alıyorum ve bu davet isabet oldu.
Okulda ilk dönem 3 hafta boyunca yapmıştık ama daha profesyonel bir ortamda, işini gerçekten iyi yapan bir usta ile çalışmak, fazla çeşitte ekmeği bir anda görmek harika bir deneyimdi.
 
Kafes Fırın'ın enfes tatlılarını biliyorum zaten. Bizim için hazırladıkları ikramların her birinin tadına bakmak istemek karşısında engel olamadım kendime. Her biri enfesti.
{Kurutulmuş meyveler de ayva favorim oldu ^^}
Üretime nasıl dahil olduk, üzerimizdeki unlardan belli gördüğünüz gibi ;)
Elimizden geldiğince yapmaya çalıştık ama ustanın saniyede şekil verdiği ekmekleri gördükçe motivasyon kaybına uğradığımız bir gerçek. Onu izlemekten ben elle tutulur bir şey yapamadım açıkcası. Dışarıdan bakılınca ekmek işte, ne var diyoruz fakat işin aslı öyle değil.
Büyük makineler olsa da yetenek, tecrübe, el çabukluğu çok önemli.
 
KitchenAid'in babası :p
Bizi harika bir şekilde ağırlayan Kafes Fırın'a, bu fırsatı yaratan Zülal'e teşekkür ediyorum tekrar.
Bu yazıyı cumartesi akşamı yazma sebebime gelince;
yarın için hala planınız yoksa güne Kafes Fırın'da başlayabilir ya da Kafes Fırın ekmekleriyle evinizde kahvaltı yapabilirsiniz ;)
{cevizli ekmek ve ekşi mayalı ekmek kişisel tavsiyemdir}

TAPE STAMP IT & SMART SURPRISE & CRAFTS BY NAZO

21.3.13

Artık eskisi gibi zaman ayıramasam da elimden geldiğince geri çevirmemeye çalışıyorum keçe siparişlerimi.
Tacını ya da broşunu bekleyen müşterim kargo eline ulaştığında, içindekini görmeden de mutlu olsun diye sevimli paketler yapmaya çalışıyorum.
Bunun için ilk adım @tapestampit  renkli bantlar,
2. adım ise Smart Surprise tasarımı etiketlerim oldu.
Etiketleri sabırla ve istediğim şekilde hazırlandı.
Bana da her ikisini birleştirmek kaldı *-*
Bu da başka bir müşterime, başka bir etiket ile gönderdiğim paket ^^

ŞEKER GİBİ

16.3.13

Hafta sonu ne enerjimiz bitsin, ne neşemiz..
Renkli geçsin, dolu geçsin, sağlıklı geçsin..

THE BALM

15.3.13

The Balm maceram allık ve dudak parlatıcısı ile başladı. Ambalajlarının güzelliği vesile oldu buna da.. Bir de meşhur %40-50 Gratis indirimi tabii ki..
 Sonra bir allık ve parlatıcıdan ne bekliyorsam yeterince tatmin oldum ve diğer ürünler için indirim kollamaya başladım.
Beklenen indirim 8 Mart günü geldi, sözde erken saatte gittim mağazaya (öğlen 12 gibi)
Zara indirimlerine rakip olacak bir kadın topluluğu (muhtemelen aynı kadınlar bunlar :p) çoktan tüketmişti ürünleri. Öyle ki bazılarının testerları bile alınmıştı.
Farklı mağazalara giderek istediklerimi toparladım. Şimdi tek ürün kaldı sahip olamadığım, o da meşhur hotmama allık. Artık onu da indirimsiz almak farz oldu.
Time Balm kapatıcıdan çok memnun kaldım. Balm shelter renkli nemlendirici bana göre yeterli, cildim yağlı olduğu için parlama olmasın diye sexy mama pudra da kullandım ama bunun faydası var mı çok anlamadım. Kapatıcı fırçası hem çok ucuz, hem sevimli..
Parlatıcıdan zaten memnundum, farklı bir renk aldım.
.
Bunlara ek maskara ve bazen kalem ile al sana günlük makyaj ^^
 

HEP MUYLUYDUM BEN BU HAFTA SONU

11.3.13

 Artık açık havada oturabildiğimiz için mutlu oldum.
Çorapsız ayakkabı giyebildiğim için mutlu oldum.
.
"Open your mind before your mouth" diyen bir tshirt aldım, mutlu oldum.
Sosyal mesaj vermek mühim :p
 Siyah superga almaya gidip, vizon superga aldım; mutlu oldum.  
Adaçayı yaprağı ararken puantiye istilasına uğradım. Aldıkça mutlu oldum.
Eve gelince bir süre koyacak yer aradım ^^
İndirim var diye erken saatte Gratis'te aldım soluğu ama hemcinslerim sağolsun sabahın köründe gittiklerinden kalanlarla yetindim. Aslında o kadar vahim değil durum, istediğim tek bir ürün alamadım sadece, ee dolayısıyla yine mutlu oldum.
.
Aldıkça mutlu olduğum bir hafta sonunun sonuna geldim.
Pazar gecesi, sabah iş var, off poff diye mızmızlanmadım bile, o kadar mutluydum yani *-*
Darısı hafta içinin başına..

KAHVALTI SEVERİZ

10.3.13

En çok da hafta sonu, baş başa, uzun uzun olanını..

1,5 AYDIR NELER YAPMIŞIM

Taslakta bekleyip, bana göre zaman aşımına uğrayan yazıları yayınlamaktansa kısa bir özet geçmek en kolayı olacak sanırım.
Aslında eskisi gibi günlük tutmanın tam sırası, vakit yaratmak sıkıntı olsa da..
Okul kapandı ve açıldı.
Arası yok gibiydi bu sene.
1 hafta annemlerin yanına gittim. Hiç dönmek istemedim ama İstanbul'a, gastronomi yarışmasına gitmek zorunda olduğum için döndüm.
Yarışma güzeldi, her dalda derece aldık.
Başarı, rekabet, değişik yemekler/sunumlar güzeldi.
O havayı soluma imkanı bulmak farklı bir deneyimdi.
Ardından okul açıldı. Daha ilk haftadan deli bir koşuşturmacanın içine girdik.
Bu kez başka bir yarışma için Antalya'da aldım soluğu..
Gidiş/geliş, otobüs, taksi, içi tencere, tava, tabak, bardak ve envai çeşit malzeme dolu bavullar, sabahın köründe nasıl bir şey olduğunu bilmediğim tuhaf bitki aramalar..
ve neyse ki yine güzel sonuçlar..
Sırada Fethiye var.
Orijinal reçeteler bulma, yerli/yabancı yemek bloglarını ve dergilerini okuma, farklı baharatlar, bitkiler, soslar araştırma..
Ne, ne ile yakışır? Süre yeter mi? Pratik mi? Malzeme bulunur mu?
Bu sorular var kafamda Nisan'a kadar..
Sonrasında başka bir şey çıkar muhtemelen ama şimdilik Nisan gelse de rahatlasam diyorum.
Okul dışında yazmadığım süre içinde misafirlerimiz vardı.
Kısa da olsa kafamız dağıldı.
.
Bir sürü sipariş alma hatası yaptım. Yetiştirmeye çalışıyorum ve bittiğinde biraz uzak kalmak iyi olacak gibi..
.
Havanın güzel olması ve günlerin uzaması bana iyi geldi. En azından aydınlıkta uyanıyorum!
Sadece okumaya başladığım romanlar hep yarım bu ara.. Bunu toparlarsam, daha iyisi Şam'da kayısı ;)