BRAUN SATINLINER ION-SHINE ES2 SAÇ DÜZLEŞTİRİCİ

26.8.09

Son günlerdeki mucize ürünüm.

İnce telli, seyrek saçlarıma çektirdiğim fönün yaşam süresi sadece 3 saat malesef. Sonrasında onca spreye rağmen yapışan ve yağlıymış gibi görünen saçlarımla başbaşa kalıyorum. Sprey kullanmadıklarında 1 saat içinde acayip bir hale bürünüyor. Boşuna verdiğim fön paralarıda cabası.. Normalde ne düz, ne de dalgalı saçlarım. Garip bir yapısı var her yönüyle.. Düz fönlü olmasıysa hoşuma gidiyor.

O yüzden nihayet saç düzleştirici aldım. Daha doğrusu eşim araştırıp aldı :) Çok başarılı bir seçim de bulunmuş. Çok memnun kaldım. Sitedeki yorumları okuyarak karar vermiş. Cidden pek çok kişinin seçimi olmuş bu ürün. Gayet pratik, fiyatı performansına göre uygun, hafif, dijital göstergesi, şekil verici plakları vs. var. Ayrıca kenarları ısı geçirmediği için elinizi ya da saç derinizi yakma olasılığınız düşük. İsteyenler varsa tavsiye ediyorum ben de..

OYNAYALIM EĞLENELİM

Serrose yeni bir oyun başlattı. Maksat eğlenmek, eğlenirken kazanmak :)

Katılmak ve kazanmak isterseniz oyunun ayrıntıları burada!

HEYYOO AYRILIK YOK :))

23.8.09

Atama sonuçları açıklanmış. MEB sanırım ilk defa verdiği tarihten 3 gün önce açıklıyor bir sonucu :)
O gün güzel dilekler almıştım ya, işte gerçek oldular. Çok teşekkür ediyorum herkese..
İlk tercihim geldi. Merkez köy ama servisi var. Üstelik büyük ve yeni bir okul; ayrıca kendime ait bir sınıfım da olacak. Ve de herşeyden güzeli eşimin yanında, evimdeyim. Ohh bee.. hafiflediğimi hissettim bir anda.
Heyecanlanlıyım şimdi, sanki ilk kez göreve başlayacak gibi.

DUYDUNUZ MU?

Sevgili Hersheyler hediye dağıtıyor!!


Hem de öyle soru falan cevaplamanıza gerek yok. Üstelik hediyeleri birbirinden değerli; çünkü tamamen el emeği, göz nuru.. {Benim gözüm çantada :p}

Hadi bakalım, şansınız açık olsun..
Ayrıntılar burada!!

DEVRİM ARABALARI

21.8.09

Mükemmel bir film.. Konusu, oyuncuları, replikleri.. herşeyiyle dört dörtlük.. İzlemediyseniz, izleyin ve ne demek istediğimi anlayın! Öğrencilerime de izletmeyi düşünüyorum ben..

BU ARA BİZİ BULUYORLAR

Bir de dün sabah 9'da zil çaldı. Kimseyi beklemiyorduk, hele ki sabahın 9'unda..
Neyse kimsiniz diye soruyoruz ses yok, cama çıktık..
Bir adam halıcının cep telefonu var mı diyor? Güler misin, ağlar mısın ?!?
Yan apartmanın altında halıcı var. Bu arada bizim ev, diğer apartmanın 4. katı..
1. kat olsa bile, biz civar esnafın cep numarasını bilmek zorunda mıyız?

GARİP İNSANLAR

Hani otobüs yolculuklarını özledim demiştim ya, son 2 aydır o kadar fazla otobüs yolculuğu yaptım ki.. Özlem şöyle dursun, artık nefret ediyorum. Yolun uzun olması, firmanın abuk olması önemli etken tabii ki.. Pek çok insan tipiyle karşılaştım bu yolculuklarda..

Yaşlı ve çok konuşan amcalar, cam kenarı benim olduğu halde kalkmakta direnen teyzeler, neredeyse iki koltuğu da kaplayacak kadar geniş (her anlamda) olan kadınlar, yılışık ve otobüs babasının malı gibi davranan muavinler; ayrıca bunların pis kokulu olanları da mevcut. Her geçtiğinde burnumu kapattığımı biliyorum. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün ama sonuncusu en yuh artık dediğimdi.. Tabii ki daha başka şeylerde söyledim ama burada yazmıyorum!

Şimdi ben pek değerli Nevcity'e gelmek için gece 3.30 da biniyorum otobüse.. Otobüs Çanakkale'den yola çıkıyor ve Afyon'a gelene kadar insanlar çoktan mayışmış, uyumuş oluyor. Neyse, otobüs geldi.. Bagajımı teslim ettim ve bindim. Bana ait koltuğa gelince bir çocuğun uyuduğunu gördüm. Buraya kadar da normal, boş koltukta uyumuş olabilir. Yanındaki kişide uyuyor, arkadaki yolcu uyumuyordu. Ona sordum, annesi kim diye.. Ses yok! Bekledim, muavin geldi. Çocuğu kaldırdı ve arkadaki! annesine teslim etti. Meğer ses vermeyen kadın anneymiş. Kadın bozuldu, söylenmeye başladı.. Nasıl sığalım biz bu koltuğa, çocuk orada kalıverseydi.. Yanındaki diğer kadın da onu destekliyor, 3 kişi oturamazlar mı, çocuk zaten küçük.. Deli mi ne.. Ben hanım rahat etsin diye çocuğuyla oturacağım.. Şaka gibi..
Ben sabrımı koruyorum ve hiç sesimi çıkarmıyorum hala.. Oturdum koltuğuma.. Sonra hava aydınlanmaya başlayınca izledim arkadaki tuhaf aileyi..
Bunlar gelin görümce, yanlarında da 3 çocuk var. Biri 12 yaşlarında falan bir oğlan, benim koltukta uyuyan 7 yaşında bir kız, bir de kucakta 2 yaşında olduğunu tahmin ettiğim ufaklık var. Toplamda 5 kişiler ama 2 koltuk satın almışlar.. Sürekli bıdı bıdı konuşuyorlar, 2 yaşındaki çocuk gayet uslu ama azıcık sesi çıksa annesi kes sesini diye bağıyor.. Diğer 7 yaşındaki kız, kendini çoluklu çocuklu bir kadın sanıyor.. Böyle garip haller..
Nasıl gıcık oldum.. Böyle hepsini sıradan geçirip, pataklamak istedim.. Madem 5 kişisin ve 15 saat gibi uzun bir yolculuk yapıyorsun, alsana en azından 3 koltuk. Hiç olmazsa iki çocuk bir koltukta otursun. Sadece küçüğü kucağına al.. Ya da milletin koltuğuna göz dikme!
Haftaya bir yolculuk daha görünüyor bana ve resmen strese giriyorum..

SOBE / KREATIV BLOGGER & 7 ÖZELLİK

20.8.09

Sihirli Eller ve Alev (edit: Hersheyler ve Serrose) beni "Kreativ Blogger" ödülüne layık görmüş. Yaratıcılığımın diplerde gezindiği şu günlerde, ikisine de çok teşekkür ediyorum ve sevgilerimi göderiyorum :)

Şimdi bu ödülü 7 yaratıcı bloggera vermem gerekiyor ama pek çok blogger geliyor aklıma.. Yine de oyunun kuralını bozmamak adına 7 blogger seçmeye çalışacağım..


Bir de kendim hakkında 7 ilginç şey yazmam gerekiyor.

* Bazı takıntılarım var. Örneğin kitaplığımda kitap boyları uzundan kısaya gitmeli, elbise askıları aynı yöne bakmalı. Yani herşey kendi içinde düzenli olmalı.

* Arabaya binince ilk işim kapıyı kilitlemek. Otomatik kilitlilerde bile ben kendi elimle kontrol ederim. Nedeni, kapının açılacağı ve benim arabadan savrulacağım korkum, özellikle dönüşlerde.. Hayır, daha önce böyle bir kaza atlamadım.

* Yün halıya basamam, yün kazak giyemem, yün battaniye ile yatamam. Tenime dokununca huylanıyorum. Ayrıca yünlü birşey yıkandığında, garip bir ses çıkar dokunulduğunda ya, aklıma gelince bile tüylerim diken diken oluyor.

* Hatırası olduğunu düşündüğüm herşeyi saklarım, aklınıza ne gelirse ama :) İdolüm, Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi kitabındaki Kemal :p

* Detaycı ve sabırsızım.. Bu iki özelliğimden bazen ben bile sıkılıyorum :p

* Kışın kulaklarım ve burnumun ucu çok üşür. Kulaklarım kepçe o yüzden de, burnum neden çok üşür? hep merak ederim.. Kulaklarım kepçe evet :)) Saklıyorum saçlarımın arkasına, gerçi onlar aradan dereden çıkarlar hep..

* Ne yazsam diye düşünürken eşime sordum. Küçük şeyleri kafama çok takıp, büyük resmi göremezmişim.. İlginçç, demek öyleyim.. Bunun altından birşeyler aramaya gidiyorum ben..
Hoşçakalın ;)

:((

11.8.09

Dün atama başvuruları başladı; ama sonuç pek iyi olmayacak gibi.
25 okul var açık görünen; ancak hepsi de ilçelerin köylerinde.
Ulaşım maalesef mümkün değil bizim şartlarımıza göre. Evimiz şehir merkezinde.. Köyde, ilçede, merkezde çalışmak önemli değil benim için. Önemli olan ulaşım.
Sadece 4 okul tercih edeceğim 2 merkez köy ve 2 yakın ilçede..
Olursa olur bunlardan biri, olmazsa annemlerin yanında kalmaya devam edeceğim. Eşimse benden uzakta :(
MEB kadar mantıksız çalışan başka bir kurum var mı çok merak ediyorum. Hiç açık görünmeyen iller bile var. Nerede kaldı aile birliği, bütünlüğü, kutsallığı.. Böyle belirsizlik içinde bırakacaksınız madem Haziran'da falan yapın şu işi de, insanlar ona göre ayarlasın kendini, evini..
Bunların dışında şuan mobilyalarımız kuruluyor. Eşim ilgileniyor, o tarafta herşey yolundaymış. Diğer eşyalarda yarın gidiyor, ben de bu gece gidiyorum..
Merak ediyorum eşyalarımı kullanabilecek miyim? :(
Sonuçlar 26 Ağustos'ta belli olacak.
Hayırlısını istiyorum her zaman ki gibi ama canım çok sıkılıyor..

ONLINE ALIŞVERİŞ SİTELERİ, EMILY GÖZ KALEMİ

6.8.09

Mudo, Koçtaş, Boyner ve YKM dışında bildiğiniz online dekorasyon ürünleri vs. alabileceğim siteler var mı? Bunlarda ne var, ne yok ezberledim artık.. Abajur alacağız yatak odasına, salona da lambader.. Bir de çerçeve ve vazolar var tabii ki.. IKEA'da neden online alışveriş yok? :(
Şuraya bu yakışır, buraya bu yakışır diye orada burada ahkam keserken, neden kendi evime hiçbir şey alamıyorum? İşin kötüsü ne alacağımı bile bilmiyorum. Sürekli eksik arıyorum. Mesela duvarlar sarı olmamış olsaydı, herşey çok güzel olacaktı gibi geliyor. Duvarlar sarının sevmediğim bir tonu bu arada.. Kalacak olursak, seneye yaza ilk işim ev boyatmak olacak :) Aslında mobilyalarla aşırı uyumsuz, alakasız olmayacak biliyorum ama yine de gıcık oldum bir kere.. Ankara yolu gözüküyor aslında, herşeyi görerek almak en güzeli olacak gibi ama ben çok sabırsızım..
Salı ya da çarşamba eşyalarım gidecek. Hiçbir aksilik olmamasını umuyorum.. Kocacığımı sefil öğrenci hayatından kurtarmak istiyorum artık :))
İşte böyle garip haller..
Herkes tatile gidiyor ve hatta geliyor.. Bense bronzlaşmış tenlerine bakıp, ne güzel olmuş diye iç geçiriyorum. Mümkünse seneye yaz olsun! Tüm düzen otursun, tatiller peşi sıra gelsin.. Ben önce nereye gitsem diye düşüneyim. Tek sorunum sırtımın soyulması falan olsun.. Olsun da olsun..
***
Emily göz kalemi aldım. YKM'de, kocaman bir cam fanusun içindeydiler. Her zaman ki kasa yanı alışverişi :) 2 gündür kullanıyorum, dün çok sıcak olmasına rağmen akmadı, dağılmadı. Ucuda çok yumuşak. Üstelik fiyatı 1.75 lira. Siyah almıştım, bugün değişik renklerini alacağım. Büyük markalara dünya kadar para veriyoruz, ee bir zahmet iyi bir performans da göstersinler.. Amaa böyle üç kuruşa alıp da memnun kaldığım ürünlerin yeri apayrı bence.. Diğer renkleri çok canlı ve güzeldi, makine olsaydı çekip, koyardım. Fotoğraf makinesiz olmak çok b.ktan bir durum benim için. Taşınma işini halledelim, ona da sıra gelecek..
***
Merak ediyorum yazı dizisini ama böyle iki de bir karşıma çıkmasına da sinir oluyorum. Aslında genel olarak ben bu adamdan iğreniyorum!!
***
İşte böyle birbirinden alakasız konuları bir arada yazma becerisini de gösterip, aranızdan ayrılıyorum. Ve de şimdiden güzel bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum..

ARKAM SAĞLAM

3.8.09

Ayçi, deli kızım, sinek kızım neler düşünmüş Mesutla..

Merak edin, ettirin, bakın, görün, destekleyin..

Ben gurur duydum, hemen almalıyım dedim..
Ayçi'den gelecek maili bekliyorum. Hadi ama Ayçi!!

Siz de ARKAM SAĞLAM diyorsanız ve iletişime geçmek istiyorsanız; arkamsaglam@gmail.com

02.08.2008 {1}

2.8.09

Düğün videomuzu izledim dün gece..

Bakışlar, gülüşler, şaşkınlık, heyecan, mutluluk, hüzün, sevinç..
Tüm duygular karmakarışık..
Bugüne kadar ki hayatımızın en mutlu günü..
1 yıl geçti bile üzerinden, nicelerini görmeyi dileyerek..
Tabii ki birlikte, yan yana, evimizde olmayı da dileyerek..
Çiçekçi geldi öğlen. Kocaman bir buket getirdi. Heyecanlandım, bahşiş vermeyi bile unuttum :p
Tüm gün çeyizlerimi koliledik maaile..
Evlilik yıldönümünde çeyiz kolilemek garip mi ne? :p