LÛGAT 365 | BAZI KELİMELER ÇOK GÜZEL

28.1.16

Lûgat 365 sosyal medyada bilinen ve sevilen bir oluşum. Günlük hayatta fazla kullanmadığımız, çoğunlukla telafuzu zor ama kulağa hoş gelen kelimeleri anlamlarıyla ve kullanım örneklerini şairlerden, yazarlardan alıntılar yaparak paylaşıyorlar. Şimdi o kelimelerin olduğu, her bir kelimesini sevesim, pamuklara sarasım gelen kitabı çıkarmışlar. Kendileri "başucu sözlüğü" diye tanımlamış, bence de öyle. Arada açıp, bunu günlük hayatta hep kullanmalıyım dediğim kelimeler öğreniyorum. 
.
Bazı kitaplar gerçekten çok güzel!

C.R.O.P COFFEE SHOP | ANKARA

9.1.16

Tunalı Bülten sokağın en yenisi Crop.. 
Son iki senedir Ankara'da 3. dalga akımı bayağı yol aldı ve bence her yeni açılan mekan en iyisi oluyor. Bu gelişimden kendi adıma çok memnunum. 
Crop'a gittiğimizde oldukça fazla vakit geçirdik. Hatta eşim dizi falan izledi, ben blog yazdım. Tatlı sahiplerinin şunu şöyle yapalım, şurası böyle olsun gibi bazı heyecanlarına onlar farkında olmasa da ortak olmak, o heyecanı hissetmek çok güzeldi. 
Dekorasyon açısından Ankara'da en sevdiğim kahve dükkanı Crop şuan. 
Tüm objeler özenle seçilmiş. Kahveler güzel. 
Bir uğrayın, yanılmadığımı anlayacaksınız!

KOALA COFFEE SHOP | ANKARA

Koala açılalı neredeyse 2 ay olacak. Hatta ondan sonra bir tane daha kahve dükkanı açıldı.
Bülten Sokak, Tunalı'nın kahve sokağı oldu. Minik minik açılıyorlar, çok da güzel oluyor. 
Gittiğimizde sahipleri olduğunu düşündüğüm iki genç vardı. Köpek de onların sanırım ve aşırı tatlı. Ben normal de çok yaklaşamam ama hiç yadırgamadım. O da kimseyi rahatsız etmeden içeri girdi, dışarı çıktı. Kendince oynadı. Çok sevimliydi. Yukarıdaki fotoğrafta da kedicik var. O fotoğrafın sahibi instagram da severek takip ettiğim Ankaralı kahve sever @coffeediary1 
Anlaşıldığı üzere hayvan dostu bir mekan, Koala. 
Taze çekilmiş kahveler, farklı demleme ve sunum çeşitleri, minik atıştırmalıklar ile Koala iyi ki açılmış diyorum ben. 
Tunalı'ya gitmek için güzel sebepler bunlar ;)
Fotoğrafların tümünü oturduğum yerden telefon ile çektim. Yazılar için fotoğraf çekerken izin istemeyi hiç sevmiyorum. Aslında mekanlar memnuniyetle kabul eder, biliyorum hatta o zaman fotoğraf makinesi ile de çekebilirim ama nedense çekiniyorum. Blogum var ve tanıtım yazısı yazacağım demek tuhaf geliyor bana. Her zaman doğallıktan yana olduğum ve blogumun amatör ruhu bozulsun istemediğim için galiba. Mekanların blogger davetlerinde kendilerini farklı tanıttığını, blogların da mekan hakkında olumlu yazı yazma zorunluluğu doğduğu için yazıların gerçekleri yansıtmadığını düşünüyorum. Bunu son zamanlarda test ettim. Övgüler sonucu yemek yemeğe gittiğimiz bir yeri ciddi anlamda beğenmedim. Kişiye göre değişecek sebeplerden değil, bayağı herkesin görebileceği sebeplerden üstelik. 
Ben kahve dükkanlarını tanıtma kararını tamamen kişisel ilgimden aldım, öyle kalsın istiyorum. 
Bu da böyle küçük bir not/iç dökmesi olsun.

KİTAP TAVSİYE

7.1.16

"Sen Benim Hayatımsın" bir sürü güzel cümleyi içinde barındıran ve Roma'da o anı yaşıyormuş hissi uyandıran bir kitaptı. Aşkı anlatıyor ama sıradan, klişe değil. Akıp giden bir kitap arıyorsanız tavsiye ederim.
Gülse Birsel çok komik yazıyor. Güzel dokunduruyor. Seviyorum kendisini, okurken de çok güldüm.

6. AY

“Kimsenin öldüğü yok, yaşadığı da
Herkes biraz var o kadar..”

Edip Cansever