UNLV Premier 2008 (UNLV 2008 Açılış Gecesi)

30.8.08

2 gün önce eşimin okulunun yeni dönem açılış gecesi vardı. UNLV (University of Nevada, Las Vegas), daha çok turizm dalında isim yapmış bir okul ama daha pek çok bölüm var. Üniversitenin simgesi REBELS. Asiler anlamına geliyor. Her UNLV öğrencisinin içindeki asiliğe vurgu yapıyor. < eşim için geçerli değil tabii ki :) >
Resimdeki maskotun adı Hey Reb. Rebels'ın kısaltması.
UNLV hatırası
Şen şen şenlenmiş sevgili..
Şanslı Reb! :)
Üniversite öğrencilerinden oluşan bir grup canlı müzik yaptı. Aynı zamada ücretsiz yemek servisi için standlar vardı. Ayrıca ufak tefek hediyeler dağıtıldı (defter, anahtarlık, tshirt vs.). Bando takımı üniversitenin eğlenceli marşlarını çaldı, söyledi. Rektör konuşma yaptı. Resmiyetten uzak, kısa ve sıcak bir konuşmaydı ki benim çok hoşuma gitti. Biz de olsa insanları bayıltana kadar sürer ve sürekli icraat anlatılır. Ponpon kızlar ufak gösteriler yaptı. Yardımsever sevgilim de fotoğraf çekti. ''Bloguna koyarsın aşkım, o yüzden çekiyorum'' savunmasıyla. Çok düşüncelidir kendisi :)
Arkadaşlarımızı tanıtayım hemen. Gery & İbo. İbo eşimin ev arkadaşıydı. Gery'de sevgilisi. O da bu yıl mastera başlıyor. Ben 5 günlük tatilde nasıl böyle yandıysam renk farkımız zirvede :) Ünivesite zamanındaki bahar şenliklerini anımsattı bana o gece. O günleri özlediğimi farkettim. Eğlendim.
Ve son olarak öğrenciler U-N-L-V yazıyorlar.
U harfinde Freshmen ler yer alıyor yani birinci sınıf öğrencileri,
N harfinde Sophomores yani ikinci sınıflar,
L harfinde Juniors yani üçüncü sınıflar,
V harfinde Seniors yani son sınıflar.
Master öğrencilerinin yeri yok ama biz N harfindaydik :)

Kitaplar..

29.8.08

Aslında mutlu ama mızmızlanmanın ve naz yapmanında sonuna kadar keyfini süren ben sizlere okuduğum kitabı önermek istiyorum. Gelmeden 5 tane kitap aldım. Daha fazlasında gözüm vardı ama taşımak amelelik olur diye bu kadarla yetindim. Zaten 22.5 kg. valiz + 22.5 kg. valiz + bilgisayar hakkımı fazlasıyla kullanmıştım.
Aldığım kitaplar:
Canan Tan-Piraye
Canan Tan-Yüreğim Seni Çok Sevdi
Maeve Binchy-Leylak Zamanı
Maeve Binchy-Gümüş Yıldönümü
Philipa Gregory-Boleyn Kızı
İlk olarak Canan Tan'ın Piraye'sini okudum ve çok beğendim. Tavsiye ediyorum. Çok akıcı, kesinlikle sıkmıyor ve hikaye sizi içine alıveriyor. Sonunda ağlayacak kadar çok etkileniyorsunuz. Kitap almayı düşünüyorsanız aklınızda bulunsun bence.
Şimdi Leylak Zamanı'nı okuyorum. Daha önce Maeve Binchy'den ''Aşk, Bir Kere'' ile ''Yıldızlı ve Yağmurlu Geceler''i okumuştum. İkiside güzeldi. Şuan da gayet güzel gidiyor. Diğerlerini de okuyunca yorumlarımı paylaşırım.
Kitap okumayı çok özlemişim. Olasılıksız'dan sonra hiç okuyamamıştım, onu da dar zamanlarda okuma fırsatım olmuştu. Şimdi yayıla bayıla okuyorum.
Artık ilk yemeklerimi de yapmaya başladım. Gayet iyi gidiyor, korkulacak birşey yokmuş. Gelecek vaad ediyorum kanımca. Tabii ki yemek bloglarının payını es geçmiyorum. Ondan çık, öbürüne gir. Dün epey zaman geçirdim. Eşimin dersi salı ve çarşamba. Onun dışında yalnız da kalmıyorum. Yani şimdilik herşey güzel gidiyor.

Las Vegas

26.8.08

Las Vegas günlerimi yazmaya başlasam iyi olacak, hazır evde yalnız kalmışken. Onca koşuşturmanın ardından 1 yıldır olması için uğraştığımız, kimi zaman gitmesem mi diye düşündüğüm, kimi zaman hiçbir engel olmadan gelmek için dua ettiğim yerdeyim. 1 hafta oldu geleli ve ben olanca gücümle alışmaya çalışıyorum. Memleketimizden 17 kişilik uğurlama kafilesi ile ayrıldık ve tabii ki çok ağladık. İlk durağımız İstanbul'du. Daha önce otobüsle gitmediğim için Esenler'i görmemiştim. Ne acayip yermiş orası, çok kısa bir süre kalmamıza rağmen ürktüm :) O gün öğleye doğru bizi New York'a götürecek uçağa bindik. 11 saatlik uzun ama rahat yolculuk sonucu New York'a vardık. Las Vegas uçağı için 4 saatlik bir bekleme süremiz vardı maalesef ve epey sıkıcıydı. Önce bişeyler yedik ve ilk yemek kabusumla karşılaştım. Amerika'da coca cola i-çil-mez-miş! Eşim bahsetmişti ama ben bu kadarını düşünmemiştim. Bizdekinden çok farklı ve bence kötü bir tadı var. Fast food satan yerlerdeki ağır kokudan çok rahatsız oldum. Sanırım yağdan kaynaklanıyor. Neyse iyi kötü karnımızı doyurduk ve yarı uyur vaziyette beklemeye devam ettik. Uçağa bindiğimizde ise (kalkışımızı hatırlamıyorum) hemen uyumuşum. 5 saat sonra nihayet Vegastaydık. Tahmin edeceğiniz üzere havaalanı dahil olmak üzere adım arası kumar makinelerinin olduğu, rengarenk ışıklarla dolu bir şehir. Eşimin geçen yıl ki ev arkadaşı ve sevgilisi karşıladı bizi. Kısa bir şehir turundan sonra evimize geldik. Ev oldukça kirli ve dağınıktı. O gecelik idare ettik bir şekilde ve ertesi gün bir dizi önlem paketiyle evi yaşanabilir hale getirdik. Şuan gayet iyi durumda :) İlk 2-3 günüm çok zor geçti. Aile özlemi, çok farklı bir ülke, insanlar vs. ama alışmaya başladım sayılır. En azından kendimi daha iyi hissediyorum. Amerika ile ilgili ilk izlenimim ise herşey devasa boyutlarda. Yollar, binalar, arabalar, insanlar, meyveler, sebzeler... :) Güzel şeylerde olmuyor değil. Eşimin aldığı vazo ve güller, alışveriş merkezinde bulduğum güzel ve değişik çeşitlerin olduğu boncuk standı, akdeniz marketinden aldığımız eti cin ve daha pek çok türk abur cuburu, evlendiğimizden beri yaptığım ilk yemeğin hüsran olmaması....
Las Vegas'ın kalbi en hareketli bölgesi olan Strip'te atıyor. Burada oteller, eğlence merkezleri var ve insanların otellere girmesi serbest. Yani otel müşterisi olmak gerekmiyor çünkü kumarhaneler otellerin içinde. Türkiye'deki 5 yıldızlı otellerle kıyaslanamayacak kadar lüks oteller var ve tüm otellerde yaz-kış % 99 oranında doluluk mevcut. Gezdiklerimi ayrı başlıklar halinde, ayrıntılı şekilde ve fotoğraflarla anlatacağım ilerleyen zamanlarda. Şimdilik bir kaç fotoğraf..

Bodrum Bodrum

21.8.08

"Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin, senden öncekiler de böyleydiler.
Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler..."
Cevat Şakir KABAAĞAÇLI
Balayında Bodrumdaydık. Kısa ama doyamadığım bir tatil oldu benim için. Beyaz badanalı evleri, evlerin duvarlarına sarılmış mor çiçekli begonvilleri, bunaltmayan havası, tertemiz, sakin ve buz gibi denizi ile hayran kaldım. Bundan sonraki tatillerimizi henüz görme şerefine erişemediğimiz pek çok yerinde geçirme kararıyla ayrıldık oradan. Otelimiz herşey dahil sistemiyle çalışan bir oteldi ama biz yatmadan yatmaya gittik otele. Gezecek, görecek, hoşça vakit geçirecek onca şey varken otele tıkılıp kalmak istemedik. Bot turuna bile çıktık. Çok güzel koylar görüp, o koylarda serinledik. Son gün Bodrum Kalesi'ni ve Sualtı Müzesi'ni gezdik. Eşsiz manzarasında Bodrum'u izleyip, deniz kokusunu içimize çektik. Unutamayacağım güzellikte bir tatil oldu benim için ve maalesef bitti.

Kına Gecesi (31.07.08) & Düğün (02.08.08)

Uzun ve yorucu bir yolculuk sonucu Las Vegas'tayız. Şuan ki ruh durumum çok parlak olmamakla birlikte alışacağımı umuyorum. Ayrı bir başlıkta burada yaşadıklarımı paylaşacağım. Şimdi konumuzu dağıtmayalım. Kına gecem olalı tam 3 hafta geçti. O gün ve birkaç gün öncesi çok heyecanlıydım ancak salona girip, ilk dansımızı yaptığımızda en ufak bir heyecan kalmadı. Tüm gözlerin üzerimizde olması, alkış almak vs. çok özel hissetmemizi sağladı. Daha önce hissetmediğim farklı duygular hissettim. 1,5 saat kadar gelinlik giydim, ardından kına kıyafetimi giydim ve sabaha kadar üzerimdeydi. İyice tadını çıkardım yani. Oynama konusunda büyük endişelerim vardı ve gerçekten çok korkuyordum nasıl oynarım ben diye. Sanırım hayatımda ilk ve son kez hiç ama hiç oturmadan oynadım. Zaten gelin ve damat oturmuyorsa misafirler hiç oturmuyor. Güzel bir gece oldu, hiç kimseden yemek servisi dahil olmak üzere olumsuz birşey duymadık.

1 gün sonra ise düğünümüz oldu. Kına gecesinin verdiği rahatlık vardı üzerimizde. Daha kendimizden emindik o gece ama bu kez daha farklı bir heyecan vardı. Kuaförden çıkıp eve döndüğümde, kardeşim kuşağımı bağladığında, babam duvağımı örttüğünde ve evden çıkarken benim dışımda herkes ağladı. Acayip bir matem havası oluyor evde. Gerekmedikçe kimse konuşmuyor falan. Neyse uzun bir konvoy eşliğinde evden ayrıldık. İlk dansa kadar heyecanımız sürdü yine, sonrasında ise herşey çok ama çok güzeldi. Peri masalı diye tabir edilir ya düğünler benim içinde gerçekten öyleydi. Düğünümüz öğrenim gördüğümüz lisenin otelinde oldu. Yani bizim arkadaşlığımızın temellerinin atıldığı, sonrasında birbirimize aşık olduğumuz mekanda. O yüzden de farklı bir anlamı vardı bizim için. Ailelerimizin, arkadaşlarımızın, diğer misafirlerimizin memnun kaldığı, çok eğlendiğimiz, beklediğimizden çok daha güzel bir düğün oldu. Gelinliğim ve ayakkabılarım çok rahattı. En ufak bir sorun yaşatmadılar bana. Videoları izledikçe bir çok şeyi yeni farkediyorum. Hayal gibi geldi geçti anlayacağınız.

Ben geldim..

13.8.08

Arkadaşlar yorumlarınızı eksik etmediğiniz ve güzel dileklerinizi bizimle paylaştığınız için ayrı ayrı teşekkür ediyorum sizlere. Tatilimiz 5 gün sürdü ve çok güzeldi. Döndüğümüzden beri ailelerimizle vakit geçiriyoruz; çünkü Amerika'ya gidişimize 4 gün kaldı. O yüzden bloga vakit ayıramaz oldum. Zaman zaman bloglarınızı geziyorum ancak yorum yazmaya vaktim kalmıyor. Ayrıca düğün fotoğraflarının bir kısmı geldi ama tarayıcı olmadığından ekleyemedim. İnşallah en kısa zamanda kına-düğün-balayı sırasını bozmadan paylaşacağım.
Sizleri çok özledim, sevgiyle kalın..

Yeni hayatımın ilk günü

3.8.08

Herşey rüya gibi. Aylardır hazırlandığımız ve heyecanla beklediğimiz günler geldi ve nasıl geçtiğini anlamadan bitti. Normalde oynamayı sevmediğim ve beceremediğim halde kendimi aştım diyebilirim. Her iki gecede de hiç oturmadık. Herşey çok güzeldi anlayacağınız. Az sonra yola çıkacağız balayı için. Çok uzun bir tatil olmayacak, 4-5 günlüğüne Bodrum'a gidiyoruz. Döndüğümüzde resimleri paylaşacağım.
Şimdilik hoşçakalın ve kendinize çok iyi bakın..