Kolye ve ...

30.4.08

Bu ara bişeyler yapmak istiyorum ama yaratıcılık denen şeyi yine kaybettim sanırım. Moonsun'un hediyesi turkuaz boncuğu bozmayıp, o şekliyle bileklik olarak kalsın diye düşünmüştüm ama dün akşam kolyeye çevrildi ellerimin arasında. Daha önce yaptıklarıma benziyor, kendimi takrarlıyorum sanırım. Yine de olsun, bu ara tüm kolyelerimi kullanıyorum. Seviyorum incik boncuk kolyelerini :)
Bugün proje yarışmamız vardı. Daha önceki yarışmalara katılmış 2 projeyi 1. ve 2. seçti değerli jüri. Üzüldük okulca. Halbuki yarışma şartlarında "daha önceki yarışmalara katılmamış, özgün bir proje olma" şartı vardı. İtiraz ettik ve işe yaramadı. Çocukların girişimciliğini engellemek olmazmış. Bizim zavallı öğrencinin girişimciliği havada kaldı maalesef :(
Eve geldim. Bizim Evin Halleri'ni izliyorum :) Napayım seviyorum bu diziyi. Akşam da Yaprak Dökümü'nü izleyeceğim. Yarın Kavak Yelleri var. Öbür gün .... diye uzar gider liste. Çığlık atmak istiyorum :p Aslında diziler karşısında binbir şekle girip, uyukluyorum demek daha net açıklar akşam ki hallerimi. Neyse..
Günler yine hızlı geçiyor. Yorulsam da hızlı geçmesini seviyorum.
Ayrılık geçsin bitsin istiyorum.

Mim / Beni Etkileyen 3 Kadın

27.4.08

Sevgili Sinem tarafından mimlendim. Konu ilgimi çekti gerçekten, aslında çok düşüneceğimi sanmıştım ama aklıma ilk gelen 3 ismi yazacağım. Mimin şartı yakınlarımızın haricinde bizi etkileyen 3 kadın olacak. Böyle bir şart olmasaydı 3 kişiden biri anneannem olurdu. Ona olan sevgim bambaşkadır. Canayakın, becerikli, güleryüzlü, özverili, merhametli, hanımefendi, tontiş anneannem şuan kuzenlerim ve benim için hasta haliyle ıspanaklı börek yapıyor. Neyse konuyu dağıtmayayım :)
Ayrıca Latife Hanım'dan etkilenmemek mümkün değil ama onu Sinem yazmış. Dünya'da ve özellikle Türkiye'de kadın olmanın zorluklarını düşündüğümüzde onlar gerçekten çok değerli. Benim ilk 3 ismim ise şunlar;
1. Müzeyyen Senar: Türk Sanat Müziği'nin ünlü sesi Müzeyyen Senar, 1919 yılında Bursa'da dünyaya geldi. Müzik eğitimine Anadolu Musiki Cemiyeti'nde, kemençe üstadı Kemal Niyazi Seyhun Bey ve udi Hayriye Hanım gözetiminde başladı. Hayranlık uyandıran bir sese sahip olan bu yetenekli kız çocuğunun ünü yayıldıkça, hafız Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Lem'i Atlı, Mustafa Nafiz Irmak gibi devrin önemli üstadları da ona dersler verdiler, zamanın sevilen şarkılarının yanı sıra, kendi bestelerini de öğretip söylemesine yardımcı oldular. Kemal Niyazi Bey ve Hayriye Hanım'ın desteğiyle İstanbul Radyosu'nda şarkı söylemeye başlayan Senar, perşembe günleri ilgiyle izlenen bu programla geniş kitlelere adını duyurdu. Senar'ı bu programda dinleyenler arasında, İstanbul'un en önemli müzikhollerinden biri olan 10. Yıl Belvü Gazinosu'nun sahibi İbrahim Dervişzâde de bulunuyordu ve gazinonun 1933 yılının yaz sezonunun yıldızlar programına Müzeyyen Senar'ı da aldı. Senar, sonraki yıllarda İstanbul'un başka ünlü gazinolarında da sahne aldı.Müzeyyen Senar'ın yeteneği, Cumhuriyet'in kurucusu ve Türk sanat müziğinin büyük hayranı Atatürk'ün de ilgisini çekti ve sanatçı birçok kez onun huzurunda, özel meclislerinde şarkı okudu. Müzeyyan Senar, 1938 yılında Ankara Radyosu'nun ilk yayınlarına katıldı ve 1941 yılına dek radyo aracılığıyla dinleyicileri ile buluşmayı sürdürdü. Türkiye'nin ünlü gazinolarında yaptığı başarılı sahne programları ve plak çalışmalarıyla Türk müziğine yeni bir soluk getiren Müzeyyen Senar, son sahne konserlerini 1983 yılında İstanbul Bebek Gazinosu'nda verdi. Bu tarihten sonra yalnızca ender anlarda, müzikli özel toplantılarda şarkı söyledi. Sesi beni çok etkiler ve sevdiğim Türk Sanat Müziği şarkılarını kendisinden dinlemek büyük bir zevktir benim için.

2. Marie Curie: Geçen yıl öğrencilerim için bilim insanlarının biyografilerini araştırırken tanıdım kendisini ve çok etkilendim, bilimi uğruna ölen kadın Marie Curie'den. Biyografisi için tıklayın, eminim sizin de ilginizi çekecek.
3. Halide Edip Adıvar: Son olarak Halide Edip'i seçtim. Sinekli Bakkal gibi pek çok eseri vareden kadın. Yenilikçi Türk kadının imgesi. Bir kaç kelime ile özetlemek mümkün değil kendisini elbette, o yüzden daha fazla bilgi için buyurun.

Ben de Alev'i (Annelerle Hayata Dair...) ve Bilun'u (Parkeoloji) sobeliyorum.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir !!

22.4.08

En güzel bayram bu bayram
Herkese kutlu olsun
En büyük bayram bu bayram
Herkese mutlu olsun

23 Nisan kutlu olsun !!

Siyah Kolyem

13.4.08

Mavinin bu tonu bu yıl çok revaçta. Kırmızı-mavi uyumundan sonra siyah-mavi uyumunu da çok seviyorum. Dün akşam kristal görünümlü boncuklarımla bu kolyeyi yaptım. Aralara küçük kristal boncuklardan koydum. 1. kalite değiller ve misinaya dizmeden öteye gitmedim ama basit ve güzel oldu bence.
Bu arada Edi'de gördüğüm Blog Ödülleri’ne kaydoldum. Kazanırsam küresel ısınmayı sona erdireceğim. Oylarınız bana :)) (neyim eksik benim politikacılardan, aklıma geldikçe vaatlerimi sıralarım) Şaka bir yana yarın iş günü. Umarım herkes için güzel bir hafta olur..

Bebekli kolyem

12.4.08

Bugün önce bir güzel boncukçu gezdim. Alt tarafı 2 tane boncuk satan dükkan var ama ben yine de kendimi kaybetmeyi başarıyorum. 2 saat nasıl geçti anlamadım. Sonra da bütün gün evde renkli renkli boncuklarla uğraştım. Özlemişim, ne zamandır fırsat bulamıyordum.
Deli kızın çeyizi tadındaki kolyemi tahta boncuklardan yaptım. Takar mıyım bilmiyorum ama yaparken çok eğlendim :)
Resimleri üzerine tıklayıp büyütürseneniz daha net görebilirsiniz.

Saatler

11.4.08


Bu ara yine saatlere bakar oldum. Favorilerim Guess Collection ve Seiko. Gerçi Tommy Hilfiger in beğendiğim bir çok modeli vardı ama onlar küçüktü. Bugünlerde büyük saatleri beğeniyorum ve görüldüğü üzere altın rengi kadranlıları. Yukarıdakilerden en çok beğendiklerim ise 2. sıranın ilk ikisi (Gc beyaz deri kordonlu ve onun yanındaki). Resimleri şu siteden aldım. Baktığım diğer sitelere göre fiyatları daha uygundu ama kapsamlı bir araştırma yapmadım henüz.

Canım sıkılmıyor:) ve yeni temam

10.4.08

Canım Sıkılıyor dedikten sonra gösterdiğiniz destek için teşekkür ederim. İyi ki sıkılmışım, şımartıldım :)
Yazamadım uzun zamandır. Bu sürede tez önerimi hazırladım. Artık bir tez konum ve önerim var. Bu yük üzerimden kalktı.
Okul bu ara yoğun. Önümüzde 23 Nisan var. Tören hazırlıklarımız devam ediyor. 30 Nisan'da proje yarışmamız var ama henüz projemiz yok. Bu hafta halletmemiz lazım. Yarışma okulumuzda yapılacağından salonu düzenlememiz gerekiyor. Maalesef görevliler arasındayım.
Haftaya en yakın arkadaşımın kına gecesi var. Ondan sonraki hafta da düğün :)) Bunun heyecanı da var. 12 yıllık arkadaşım, dostum, kardeşim.. ve ilk defa bu kadar yakın arkadaşımın düğününü göreceğim.
Sonra 41 gün kaldı sevgilime sarılmama :)
Yarın dersim yok. Sabah geç uyanıp, güzel bir kahvaltı yapacağım annem ve babamla. Sonra annemle çarşıya çıkacağız. Günlük çatal-kaşık-bıçak seti almam lazım. Acil ihtiyaç :)) Geçenlerde de yumurta pişirme makinesi aldım. İndirim vardı. 6 yumurtayı aynı anda pişiriyormuş. Göreceğiz bakalım ilerde marifetlerini.
Ve son olarak temamı nasıl buldunuz ??

Canım sıkılıyor !!

5.4.08

Canım sıkılıyor benim. Hiçbir şey yapmak istemiyorum, üstelik yapmam gereken çok şey var. Ne evde durmak istiyorum, ne dışarı çıkmak. Yoksa depresyona falan mı girdim? Yok yok kesin bahar yorgunluğu. Nasıl korunuruz bu bahar yorgunluğundan? Hemen öğrenelim.. Sabahları çok yorgun uyanıyorum. Resmen ruh gibi gidiyorum okula. Derslerde sürekli esniyorum. "Örtmenim uykunuzu alamadınız mı?" sorularından gına geldi. Kendimden sıkılmaya başladım artık.
Sevgilimin dönmesine 47 gün kaldı. Acaba bu yüzden mi sıkılganlığım? Dayanma sınırlarımı zorluyorum ne de olsa. Özlediiiimmmm !!!
Artık bir son vermeliyim bu uyuz hallerime. İlk iş olarak dolabımı yerleştirmeyle başlayabilirim. Giyilen kıyafetler odanın dört bir yanında. Diğerleri dolabın içinde kimbilir ne haldeler? Zaten biraz daha devam edersem annem çıldıracak. Sonra çalışma masamı toparlayayım en iyisi. Evet evet bunlardan başlayayım üzerimdeki ölü toprağını atmaya. Sonra makyaj temizleme pamuğu almam lazım. Görüyorsunuz ne büyük ihtiyaçlarımın olduğunu :p
Bu arada pappalarım gelmiş. Sevgilim resimlerini gönderdi. Görünüşleri hoşmuş ama pek sağlam değil gibilermiş :) Anneannem hep der "Pahalının vardır hikmeti, ucuzun vardır illeti" Neyse ne de olsa deneme amaçlıydı. Ayağıma tam gelsin de ben onları temiz temiz, incitmeden giyerim. Şimdi odamı toparlamaya gidiyorum, hepiniz kalın sağlıcakla..
Bu arada resimdeki balonlar ne güzel değil mi?