ÇAYIR ÇİMEN

20.5.16

Geçtiğimiz hafta sonu çok güzeldi benim için. Annem ve babam yanımızdaydı. Kardeşim hiç gitmemiş gibi hissettim. Bizimle gelmemiş gibi, telefonun öbür ucunda gibi. Birlikte fotoğraflarımıza bakınca, güldüğünü görünce de böyle hissediyorum. Acıyı yaşamanın bir çok şekli var. Bu da onlardan biri galiba. Çünkü sonunda gerçeklerle yüzleşmek var ama isyan etmeyince sanki daha huzurlu oluyorum. Hayatta yaşamadan öğrenemeceğimiz şeylerden biri de bu. Deneyerek bir çıkış yolu bulmaya çalışıyorum. Çünkü geri getiremeyeceğim. Bari sarılmalarımız, gülüşmelerimiz, tatlı atışmalarımız kalsın aklımda. Hüzünlenmek için milyon tane sebep varken mutlu hissetmek için sadece bunlar var. Zor da olsa bunu seçmek istiyorum. Tamamen başaramasam bile çabalıyorum.
İşten eve dönünce anne yemeği, bitmiş ütü, temiz ve düzenli ev bulmak gibisi yok. Anne çok başka.. 
O olunca ev yuva oluyor sanki.. 
Hafta sonu Gölcük Tabiat Parkı'na gittik. Kasım ayında gittiğimizde baharda tekrar gitmek istediğimi yazmıştım. Kıyaslamak gerekirse sonbahar renklerine aşık birisi olarak muhteşem bir manzara vardı o zaman ama çok soğuk olduğu için fazla kalamamıştık. Bu kez hava çok güzeldi ve bol bol oksijen depoladık. Babam bulmaca çözdü. Annemle yürüyüş yaptık. Eşim havanın güzelliğinden mayıştı. Sonsuza kadar böyle kalacaksınız dese biri düşünmeden kabul ederdim. 
Hala şükredecek ne çok şeyim var diye düşündüm hep.
Bu arada katlanabilir piknik sandalyesi almak son zamanlarda yaptığımız en mantıklı alışverişmiş. Gözümüze kestirdiğimiz sakin bir yere konuşlanıyoruz, sonrası huzur... 
Dönüşte Bolu'ya uğradık, yemek yedik, biraz turladık ve evimize geldik. 
İyi ki yolu gözümüzde büyütmemişiz ve gitmişiz. 
Ertesi gün de Eymir'e gittik, haftalık çayır çimen gereksinimimizi fazlasıyla aldık *-*


1 yorum:

Duygun Evrim Su Korkmazgil dedi ki...

eymir, gölcük, bolu ankarada yaşayanlar için nefes alma nimeti adeta. ben de çok severim, ne güzel gezmişsiniz, anlatmışsınız, elinize sağlık :)