İSTANBUL

3.6.09

Bir kere başlayınca yazmamaya devamı geliyor sanırım, tıpkı yazmaya başlayınca devamı geldiği gibi..
Hafta sonum tahmin ettiğimden çok daha güzel geçti. Az uyku, bol gezme, eski günlerden konuşma, özlem giderme.. Herşey güzeldi.
Cumartesi sabah 7'de, İstanbul'da eşimle buluştuk ve doğruca sürpriz yapacağımz arkadaşımıza gittik. Eşi organize etti, neredeyse bir ay önce. Doğum günü armağanı olarak eski arkadaşları toplamayı düşünmüş; ancak herkes farklı şehirlerde, farklı işlerde olduğu için sadece biz uygunduk. Sabahın köründe hayatında unutamayacağı bir sürpriz oldu arkadaşımıza; çünkü eşi 'annemler kahvaltıya gelecek' diye uyandırmış. Kayınvalide-kayınpeder beklerken bizi görmesi hoş oldu. Hatta zavallı durumu kavrayamadı, 'annenlere söyle de gelmesinler bugün' diyordu eşine :)
Sıkı bir kahvaltı sonrasında, bol gülmeli, bol yürümeli gezimize başladık. Daha fazla gezelim diye alışveriş yasaktı, yemek için bile fazla vakit harcamadık. Ben İstanbul'u hiç gezmedim adamakıllı. Küçüklükten bir kaç kare var kafamda, onun dışında genellikle yakınlarımızın düğününe gittik ve döndük. Hatta semtlerin hangi yakada olduğunu bile bilmem :p
O yüzden belli başlı yerlerden başladık. Bir daha ki sefere farklı yerleri gezme sözü aldık :)
İlk önce Beşiktaş'a gittik. Yıldız Parkı'nda oturduk. Şehrin ortasında böyle bir parkın olması muhteşem bence. Kocaman, yemyeşil.. Sonrasında Ortaköy'de vakit geçirdik. Takı standları çok eğlenceliydi.. Sonra yürüdük bol bol. Manzarası harika bir yerde çay molası verdik. Kabataş Erk. Lisesi'ni, Denizcilik Meslek Lisesi'ni ve o sıradaki okulları çok beğendim. Öğrencileri ne kadar şanslı..

Bu arada Beşiktaş'ın aynı gün şampiyon olmasından dolayı, stadın olduğu yerler çok kalabalık ve çoşku doluydu :))) Ardından Taksim'e geçtik. İstiklal'de yürüdük. Olmayan çocuğumuzun Galatasaray Lisesi'nde okuduğunun hayalini bile kurduk. Henüz doğma ihtimalinin bile olmadığı çocuğun geleceğine ancak bu kadar müdahale edilirdi yani :p
2. gün Sultanahmet'e gittik. Mısır Çarşısı'nı turladık. Lokum alıp, yedik :p Eminönü'nü turladık. Pazar olduğu için kapalıydı tabii ki pek çok yer.. Sultanahmet'in arka taraflarında çok güzel butik otellerin olduğu bir sokak vardı. Orada yürüdük biraz.
Sonrasında Yerebatan Sarnıcı'na gittik. Arkadaşımızın V.İ.P kişiliğinden ötürü :) ücret ödemedik girişlerde. Rehberliği de güzeldi. Sütunların büyüklüğü ilgi çekici ve tabii ki Medusa başları..

  • Rivayete göre Medusa yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgonadan biridir. Bu üç kız kardeşten yalnızca yılanbaşlı Medusa kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahiptir. O dönemde büyük yapıları ve özel yerleri kötülüklerden korumak amacıyla Gorgona kafalarının resim ve heykellerinin konulduğu, Medusa’nın da bu düşünceyle buraya yerleştirildiği zannedilmektedir. Bir başka rivayete göre Medusa siyah gözleri, uzun saçları ve güzel vücudu ile övünen bir kızdı. Uzun zamandan beri Zeus'un oğlu Perseus'u sevmektedir. Bu arada Athene de Perseus'u sevmekte ve Medusa'yı kıskanmaktadır. Bunun için Athene, Medusa'nın saçlarını korkunç yılanlar biçimine sokar. Artık Medusa kime baksa, baktığı kimse taş kesilir. Daha sonra onu bu biçimde gören Perseus heyecanla Medusa'nın büyülendiğini düşünerek başını keser, başını eline alıp düşmanlarını taşa çevirerek birçok savaş kazanır. Bu olaydan sonra Medusa'nın eski Bizans'ta kılıç kabzalarına ve sütun kaidelerine ters ve yan olarak işlendiği söylenmektedir.
Daha fazla bilgi için tık tık!
Sonraki durağımızda Topkapı Sarayı idi. Yine çok büyük bir alan, yüzyıllar öncesinin izleri, ihtişamı.. Kesinlikle görülmesi gereken değerlerden biri. Vaktimizin çok büyük bir kısmını burada geçirdik. Harem dahil pek çok yerini gördük, bir kaç yeri tadilattaydı.
Alan büyük olduğu için rehber ya da bilen biri eşliğinde gezmek daha sağlıklı olur. İnsan pek çok şeyi merak ediyor. Gezmeyi düşünenler ya da merak edenler buraya bakabilirsiniz.

Buradan sonra yine yürüdük bir müddet. Evimiz için otantik yastık kılıfı aldım :) Sonra karnımız acıktı ve Kadıköy'e geçtik. Hem vapura binmek için, hem de az da olsa o tarafı da görmedik dememek için :) Sonrasında zaten çok yorgunduk ve eve döndük. Kısa ama güzel bir hafta sonu oldu bizim için. En kötü anı ise, eşimle farklı otobüslerle, farklı şehirlere dönmekti :(
İstanbul'a gelince, gerçekten çok çok güzel bir şehir. Her yerden farklı.. Yorucu bir şehir aslında, sadece insan kalabalığını izlemek bile yoruyor ama yaşamaya değer kesinlikle..


15 yorum:

ELÇİN dedi ki...

ohh ne güzel olmuş senin için çok sevindim senin adına canım benim :)

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

N@zo'm; çok özledim seni ya ben!Ne büyük eksikliksin, tam da sana 26 oldun kayboldun yazacakken yazını yayımladın ama şu an okumak için uygun bir zaman değil ne yazıkki.Yemeği koyup zamana yayıp rahat okumak istiyorum ve seni çok seviyorum!

Ayşe dedi ki...

tabiri caizse, agzimin suyu akti, ne yalan diyeyim simdi... kucuklugum gecti, sen de oyle bi anlatmissin ki kardesim, Somerville'den kalktim, Istanbul'a konuverdim bir sureligine... :)

bi daha gel de, bir de ben gezdireyim seni. :)

Zeynep A. dedi ki...

istanbul istanbul! kalbimi çalan sehir!!!!!!! bu arada mutlulugun fotograflara yansimis;) hep mutlu kal!

uyuz cadı dedi ki...

ooh ne güzel. istanbulda yaşayınca günlük hayatın koşuşturmasında oluyosun insan o kadar gezemiyo Nazo'cum.
bu medusalara da çok gıcığım, God Of War oynarken her yerden çıkıp bağıra bağıra beni deli ediyolardı. iki tane kılıç vurduğum gibi kafasına hadi öbür tarafa :)
biraz vahşi ama çok zevkli tavsiye ederim :)

sünter dedi ki...

Arkadasin ve senin icin ne güzel bir dogum günü olmus:)
Az kaldi, tam bir hafta sonra, bizde Istanbuldayiz.icimiz kipir kipir:)

Benim Hayatim dedi ki...

Yorucu ama güzeldir İstanbul'umuz. Güzel geçmesine sevindim :)

Salıncakta iki Kişi dedi ki...

Nazo'cum cok mutlu gorunuyorsun, keyfin hic bozulmasin.. sayende bende Istanbul'a gitmis kadar oldum, cok ozlemistim, oyle iyi geldiki...

herşeyden azıcık dedi ki...

Yerebatan girişinden azıcık yukarıya doğru yani Cağaloğluna doğru yürüseydiniz 50 mt ilerde ben vardım :))

n@zo dedi ki...

* Elçincim teşekkür ederim..

* Gülen Ablacığım, buradayım artık.. Ancak rayına oturdu. Tembellik yok bundan sonra :) Ben de seni çok seviyorum ve öpüyorum..

* Ayşecim, çok güzel bir memleketin var. Gel de tadını çıkar :) Bir de seninle gezmeyi ne çok isterim..

* Zeynepcim, İstanbul bambaşka gerçekten ve kalbini çaldığı kadar var.. Yansımıştır yüzüme, çok iyi benim için..

* Cadıcım Lalecim, kıymetini bilin şehrinizin !! Oyun oynamıyorum artık :) O kadar çok oynadım ki, uzunca bir süre oynamam artık :)

n@zo dedi ki...

* Sünter teyzecim, harika oldu ikimiz içinde.. Size şimdiden iyi yolculuklar, sağ salim gelin !!

* Aysuncum, çok yorucu cidden.. Eminim yaşam da çok zordur ama değer gerçekten..

* Banucum geldiğimden beri böyleyim, nazar değmesin :) İstnbuluna kavuşursun umarım yakın zamanda, kısacık da olsa..

* Herşeyden Azıcık, hep aklımdaydın biliyor musun? Belki önünden bile geçmişizdir. Çünkü çok dolandık oralarda. Adını bilseydim mutlaka uğrardım. Önceden nerelere gideceğimizi hiç bilmiyordum.

Prima Rima dedi ki...

Ne güzel gezmişsiniz:)İstanbul iyidir hoşdur ama sen bırde bizlere sor trafıgı kirliliği bazı kaba insanları kalabalıgı çekilmez.

zilsizzarife'nin yeri dedi ki...

Nazocum valla dibimdeymişsin ama görüşememişiz:(Ne güzel gelinmiş,gezilmiş:)Yine gel tamam mı:)

DÜN BUGÜN dedi ki...

çok güzel bir gün yaşamışsınız,ahh Beşiktaşım çok özledim yıllarım geçti oralarda...anılarımı tazelettiniz sağol ,sevgiler

NzlGl dedi ki...

Şehrimize hoş geldiniz canım.
karmaşa, trafik, gürültü, koşuşturma gerçekten yorucu bir şehir ama Asla vazgeçilemeyen bir şehir:)))
Neden olmasın:) günler o kadar çabuk geçiyorki nazocum bir bakmışsın çocuğunuz olmuşda liseye bile gitmiş(hayırlısıyla inşallah)
Bunu söylemezsem çatlarım. UMarım başka bir liseye gider:) mesela Fenerbahçe lisesine:))))
öptüm canım