ROMA SOKAKLARI II

22.11.13

Pazar günü yaptığımız bir çırpıda Roma turunun damağımızda bıraktığı tat ile 2 gün boyunca seminerdeydik. 
Yemek ikramları ki-acıkmayı unuttum diyebilirim- harikaydı! 
Eleştirebileceğim noktalar yok değil yalnız. İlki binanın içi (bir lise) o kadar soğuktu ki, Türkiye'de olsa kesin kazan kaldırmıştık. Onlar gayet ince kıyafetler ile mutlu görünüyorlardı. II. Dünya Savaşı etkileri hala sürüyor olsa gerekti. Diğeri de peynir çeşidi ve zeytin bahçeleri (kaldığımız Terni şehrinde) zilyon tane olduğu halde kahvaltıda niçin sadece kruvasan yedik? Güzeldi ama peynir zeytinli bir kahvaltının üstüne daha güzel olabilirdi bence. Avrupalılar bunu bir düşünsün :p
Çarşamba günü erkenden trenle Termini'ye geldik. Valizleri orada bırakıp (valiz başı -sırt çantası bile olsa- 5 saati 
5 €, sonraki her saat 1 € yanlış hatırlamıyorsam) metro ile Piazza di Spagna'nın yolunu tuttuk. 
Metroda da bir tam günlük ya da 3 tam günlük bilet alabiliyorsunuz. Böylece her defasında kart alma derdi olmuyor ve oldukça ucuza geliyor. Zaten gidilecek yerlere yakın bir metro istasyonu mutlaka var. Hatta Roma Pass denilen 3 günlük bilet ile Colloseum'a ücretsiz girilebiliyormuş gibi bir şey okumuştum sanki. Bir de kart alırken polis kapkaçcı çocuklara karşı uyardı. Biraz tedirgin olsak da sorun yaşamadık.
O gün hava durumu da bizden yanaydı. Önce İspanyol Merdivenleri'ni görelim dedik. Sabah saatleri olduğu için tıklım tıklım değildi. Fotoğraf çeke/çekile çıktık. Hep turizm pazarlaması konusunda ne kadar iyi olduklarını düşündüm. Çünkü büyük hayranlık uyandıracak bir yapı değil ama dünyada Roma denilince ilk akla gelenlerden.
Sonra karşı sırasındaki ara sokaklara gire çıka güzel bir gün geçirdik. Yemek yiyeceğimiz tüm noktaları elimizle koyduğumuz gibi bulduk. Bunlar için tabii ki ayrı bir post yapacağım. 
Roma bence ara sokaklarına girip keşfedilecek bir şehir. Her sokak bir sürprize açılıyor. Üstelik kaybolma tehlikesi de yok. Çünkü ana caddelerden birine mutlaka çıkıyorsun. 
Bir harita, bir fotoğraf makinesi ve sağlam ayaklar ihtiyaç listesi :)
Sıra sıra ünlü İtalyan ve diğer dünya markalarının olduğu sokaklar her yönden insanı cezbediyor. 
Koskoca Chanel'in ve diğerlerinin tarihi bir binanın altında, doğal dokusu bozulmamış bir dükkanda hizmet veriyor olması harika!
Dedim ya her sokak sürpriz.. O yüzden defalarca gezseniz de mutlaka kaçırılan bir güzellik olacaktır.
Mesela bu resim galerisi öyle kolayca karşımıza çıkabilecek bir yerde değildi. Özellikle aransa dahi ilk seferde bulunamama olasılığı yüksek..
Bu fotoğrafı çok seviyorum. O adam, sigarası ve çantasıyla bu karenin olmazsa olmazı gibi..
Vatikan ve Colloseum'a zaman darlığından gidemedik. Bir başka sefer için bahanem olsunlar ;)
.
Bir de fotoğrafı olmayan ama ilk gün Termini'ye dönerken gezdiğimiz (o civardaydı ama düşününce dönerken mi uğradık, özellikle mi gittik hatırlayamadım) Santa Maria Maggiore Kilisesi vardı. Çok büyüktü ve özellikle tavan süslemeleri müthişti. Unutmayayım diye, onu da not edeyim buraya.
Yeme- içme, alışveriş yazılarında sıra ;)


0 yorum: