RECEP AMCA

20.11.14

"Üzülüyorum, isyan ediyorum, sokağa çıkıyorum, yemek yiyorum, hatta gülüyorum. Bir gün uykusuz kalsam, ertesi gün uyuyabiliyorum. Başkalarının felaketinde şükrettiğim hayatımı 1-2 gün sonra yeniden sorgulamaya başlıyorum. Sonra bir fotoğraf görüyorum, bir haber okuyorum, ağlıyorum çaresizliklerine, geride kalanlara, çocuklara...
Gün içinde defalarca unutup, defalarca hatırlıyorum onları. Bazen böyle olmasına kızıyorum ama ateş en çok düştüğü yeri yakıyor. Şimdi ne yapacaklar? sorusu beynimi kemiriyor, cevabını maalesef bulamıyorum. Bu düzenin değişeceğine, suçlu 'güçlülerin' cezalandırılacağına dair umudum ise hiç yok. En büyük dileğim bundan sonraki hayatları olabildiğince kolay olsun." demiştim Soma'daki maden faciası olduğunda.
 
Günlerce perişan olduk, izledik, ağladık. Sonra unuttuk.
Günler geçti. Ermenek faciası oldu. Çöken asansör, inşaat vs. saymıyorum bile. Sebepler farklı, acılar aynı ve maalesef ki bitmiyor. Neredeyse her gün yeni bir acıya uyanıyoruz.
 
Dün Ermenek'te kaybettiğimiz bir işçinin cenazesinde babasının giydiği yırtık lastik ayakkabılar gündemdi. Ezildik o ayakkabıların altında. Sahip olduklarımızdan utandık.  'Oğlumun borcu varsa öderim ben maaşımla' (muhtemelen cüzi bir miktarda fakirlik maaşı alıyor üç ayda bir) diyor. Devletin verdiği ayakkabı için 'ayıp olur diye kabul ettim' diyor. Ah be amcam bu devletin yemediği kalmadı, sen sana verilen bir lastik pabuçtan utanıyorsun. Sendeki gurur, saflık hepimizde olsa keşke.. 
 
Keşke bu kadar hırs olmasa, keşke devlet bu canlar gitmeden önlem! alsa, keşke ölen bir evladın diyeti lastik pabuç olmasa, keşke bu derece fakirlik, bu derece gelir adaletsizliği olmasa.. Çok zor değil mi tüm bunlar? Bu ülke için çok zor..
 


2 yorum:

Adsız dedi ki...

aslında bazı şeylerin değişmesi çok zor gibi görünse de kelebek etkisine inanmak istiyorum ben. ama biliyorum ki öyle geri bırakılmış bir ülkeyiz ki genel olarak uyanmıyoruz uyanmak istemiyoruz. bu nedenle de bazı değişimler çok zor..
ne yazık ki, ülkemdeki çoğu kişi var olduklarına hep daha fazlasını eklemek için çalışıyor, gayrımenkul mevduat gibi. "bize bu kadarı yeter, sıra eğitimde sağlıkta.. filan desek.
istanbul da konut fazlası var deniyor yine de her gün bir yerlerde yeni bir inşaat başlıyor. ev kiraları, fiyatları hiç azalmıyor. birileri çok zengin oluyor ve bir kısmımız da giderek fakirleşiyoruz. ihtiyaç halindekine karşılık beklemeden yardım etmeyi, bağış yapmayı unutmuşuz. yanlış anlaşılmasın, ülkemdeki çoğu insan hayır işlemek için bile Ramazan ı üç ayları bekler daha çok sevap kazanayım diye.
zamanınızı aldım kusuruma bakmayın..sevgiler, aynur.

Miss Mini dedi ki...

İnanın aynı durumdayım. Bazen soruyorum kendime biz insanlar neden böyleyiz. Zengin insanlar fakirlere yardım etse herkes birbiriyle yardımlaşsa, sorunları beraber çözsek iki günlük dünya zaten yarın yokuz. Bu insanlar öyle saf masum insanlar ki hiç gün yüzü görmemiş. Düşündükçe nefes almam güçleşiyor , boğazım düğümleniyor. Söylenecek daha çok şey varda. Umarım bir gün düzelir her şey:(