AMERICAN LIFE VOL. 1

6.3.09

7 ay geçti tam.. Evlendim, ailemden ayrıldım, ülke değiştirdim.. İlk günleri düşünüyorum da ne zordu herşey.. Önce yeni bir hayata adapte olmak, ardından farklı bir ülkede yaşamaya başlamak ve alışmak -ya da ayak uydurmak diyelim- hiç kolay olmadı. Tüm bunlar sudan çıkmış balığa dönmeme yetti.
Şimdi alıştım mı? Sanırım evet, en azından burada gördüğüm hiçbir şeyi yadırgamıyorum. Şartlar neyi gerektiriyorsa kabul ediyorum. Bu iyi birşey mi, onu bilmiyorum gerçi..
Ailemi, arkadaşlarımı, ülkemi çok özlüyorum ama az kaldığı için sabredebiliyorum.. Bundan 2,5 yıl önce Amerika, benim için rüya bile değildi. Hep eleştirdiğim, merak etmediğim bir yerdi. Hiçbir zaman fırsatlar ülkesi olarak görmedim. Gariptir ki, gelmeden önce "Amerika'ya gidiyorum, muhteşem, yeni bir ülke göreceğim" gibi heyecanlarım olmadı, sadece sevdiğim adamın yanında olmak istedim, o kadar..

Bu ve bundan sonra ki birkaç yazı burada gözlemlediğim şeylere dair olacak.. Pek çok şey var ilginç gelen, sevdiğim ya da sevmediğim..
***
Yemekler diyeyim öncelikle.. Çünkü ilk zamanların kabusuydu yemek konusu.. Dışarıda yemek zorunda kalmıştık ilk hafta ve ben karnım acıktığı her an strese giriyordum. Çünkü restoranlardaki ağır yağ kokusuna alışmam zaman aldı. Tanıdık gelen hiçbir lezzet yoktu sanki. Ben zaten damak tadı konusunda hassasımdır. Tanımadığım kişilerin yemeklerini bile önyargıyla yerim. Bir de burada acaba domuz eti var mı içinde?, domuz eti kullanılan başka yemekler var mı?, diğerine de bulaşmış mıdır?, bunun içinde ne var? gibi sorularla karşı tarafı çileden çıkardım. Halal kavramıyla karşılaşmam da trajikomik oldu. Hala daha bir garip geliyor. Mutfak alışverişinin çoğunu Mediterranean Market'ten yapıyoruz. Özellikle et konusunda içimiz rahat oluyor. Türk ürünleri de satıyorlar ama bazen son kullanma tarihleri çok eski oluyor. Hatta ilk zamanlar aldığım eti cin'lerin s.k tarihinin 2006 olduğunu görünce çok şaşırmıştım. Artık çok dikkat ediyoruz. Dışarda yemek yerken tercih ettiğimiz yerler genel de aynı. Yemek olarak da balık, tavuk ve peynirli ya da sebzeli pizza tercih ediyoruz. Diğer marketlerde ise ne alırsak alalım, içindekilere bir göz gezdirmekte fayda var.
***
Trafik buradaki yaşamın aksine aşırı düzenli bence. Benzinin ve arabaların ucuzluğu (en azından Türkiye ile kıyaslanınca) nedeniyle herkesin arabası var. Öyleki aynı yere karı-koca farklı arabalarla gidiyorlar. Bu yüzden car pool denen (otoyollarda ki en sol şerit) şeride sadece arabanın içinde sürücü dahil 2 kişi bulunursa girebiliyorsunuz. Amaç trafik yükünü azaltmak, en azından bir ailenin tek bir araba kullanmasını sağlamak. Bu yoğunluğa rağmen, insanlar kurallara harfiyen uyuyor. Yollar 3-5 şeritli, hız limitleri belli. Cezaların yaptırım gücünün fazla olması da etkili bu konuda tabii ki..
***
Komşuluk ilişkileri yok denecek kadar az.. İnsanlar birbirlerine 'merhaba, nasılsın?' der ama verilecek cevabın pek de önemi yoktur. İyiyim diyecek kadar bile beklemezler sizi..
***
Polis ve itfaiye işini çok önemsiyor, güvenlik çok önemli. Örnek verecek olursak yaşadığımız ilk sitede bir kadın akşam saatlerinde silah sesine benzetir her hangi bir sesi. Emin değildir; fakat polise haber verir. 9 adet polis arabası gelir kısacık sürede. Olayı aydınlatmaya çalışırlar :) Ne olup bittiğini sorduğumuz güvenlik görevlisi ise olayın heyecanına kaptırır kendini ve güvendesiniz, merak etmeyin gibi şeyler söyler. Oysa ki bizim hiçbir şeyden haberimiz yoktur :)
***
Hemen hemen her cadde başında mutlaka bir Starbucks görürsünüz. San Diego'ya giderken, birkaç bin nüfuslu küçük bir şehirde bile tam 17 tane Starbucks saydık. Kola içtiğini sandığımız Amerikan insanı, gerçekte tam bir kahvekolik. Bardakların boyutları devasa ve su gibi kahve tüketiliyor.
Arkası yarın..


22 yorum:

serrose dedi ki...

Yemek ve icecek olculeri hakkinda bilgim vardi :)
hele ki burada yasayan bir Amerikali 5 kilo vermis porsiyon kucuklugu yuzunden :)))
Ahhh ahh diyorum ben de verebilsem ya :)
BUrada da cezalarin yaptirim gucu cok fazla o yuzden hersey cok kuralli bu yuzden seviyorum burayi :)

nazpek dedi ki...

herşey iyi hoşda insan sevdiklerini ailesini çok özlüyor değilmi.

ELA dedi ki...

Super bir yazı dizisi olacak şimdiden kokusu burnuma gelyor nazocumm:))) Devammm detaylıca rahat rahat yaz. hem sonra sende okudugunda hoşuna gidicek eski yasamınıokumak. süperr

Haydins dedi ki...

Yurtdisina cikan insanlarin farkli buldugu konular genelde ayni galiba..Bende yemek konusunda zorlanmistim bizde balik tavuk ve vejetarjen pizza ile cozuyoruz..Komsulukta ayni :)gunaydin merhabadan baska birsey konustugumuz yok komsularla hii birde kapidaki minnos kedilerim hakkinda bir kac kelime etmisligimiz vardir :)

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Demek 12 Mayıs'ta dönüyorsunuz. Çok sevindim sizin adınıza. Neredeyse 2 ayınız kalmış:) Amerika hakkında yazmak çok iyi fikir. Yurtdışında benim için de en sıkıntılı konu yemek! Üstelik ben tavuk yemediğim için daha çok zorlanıyorum.:(((

Zeynep A. dedi ki...

Merhaba Nazo, cok güzel bir yazi olmus, tesekkürler. Bu arada su domuz eti olayina gelince, ne zor oldugunu bilirim. Hic birseyi icinde ne olduguna bakmadan alamiyoruz ve bu yillardir böyle. En kücük seylerde bile. Sekerlerde, iceceklerde (!) domuz jelatini kullanilan cok ürün var malesef! Disarda genelde vejetaryan yemekleri seciyorum bu yüzden. Kalan 2 ayin tadini cikarman dilegiyle. Sevgiler!

mermaid dedi ki...

nazocum, elele olduktan sonra, özlemlere, zorluklara rağmen gittiğin her yer cennetten bir köşe haline geliyor değil mi?
çok sevgiler.

σzℓєм dedi ki...

car pool olayına şaştımm :)) bizimkiler eminiyet şeridini bile gayet rahat işgal ederken.
ahh burda da yapsalar o cezaları ya bak o zaman herkes nasıl kedi olacak ama yapmıyorlar.
sen şimdi tam oraya alışmışken, buraya dönüncede bi dönem burda zorluk çekeceksin ;)

uyuz cadı dedi ki...

alışveriş nasıl Nazo? sen onlardan haber ver bana :)

ASLI KILIÇ dedi ki...

Nazocum ne kadar gzel bir yazı olmş.ARtık ikimzde alştık ilk günlerdeki zorluğu çekmiyoruz :D Fakat özlem senin için kat kat daha fazla olan ir şey ne kadar zor olduğunu anlayabiliyorumm.Ama az kalmş olması çok teselli edici sevgiler cnm

L@L dedi ki...

N@zocum sevdiğin adamın yanında olabilmek ne büyük bir güzellik. Yazının devamını merakla bekliyorum *)

sihirli eller dedi ki...

uzun zamandan beri ilk defa bloğları okuma zamanım oldu.ilgi ve alakandan dolayı teşekkür ederim.

Benim Hayatim dedi ki...

Nazocum, ne güzel anlatmışsın :) Devamını okumayı dört gözle bekliyorum. Ben sanırım filmlerden etkilenip sürekli cola içtiklerini düşünürdüm. Kahve tüketim miktarları ne kadar fazlaymış. Hadi yaz yaz :)

Flame dedi ki...

Bende devamını bekliyorum, merakla...

Son son yaz canım ABD yakında senin için geçmiş zaman olacak :)

Leyya dedi ki...

tmm bazılarında yeterli olmasakta starbucsklarda arayı kapatmak için çok gayretliyiz))komşuluk olayında da yakında arayı kapatırız gibime geliyor. trafik ve güvenlik konusunda tekrardan sudan çıkmış balık olmaya hazır ol arkadaşım)))sağlıkla dön memleketine..

Girls-on-blog dedi ki...

Bu yazi dizini cok sevdim nazocum...farkli kulturler ve yasam sekilleri ilgimi cok ceker:) Bekliyorum devamini

beetlejuice dedi ki...

Yemek konusunu erkek arkadaşımdan çok dinledim. Özellikle kahvaltıya hasret dönmüştü Amerika'dan. İlk istediği de menemendi:)

n@zo dedi ki...

* Serrosecum ben biteremiyorum kesinlikle. Hatta eşimle tek porsiyon aldığımızda bile doyuyoruz rahatlıkla. Kuralların yaptırım gücü trafikte işe yarıyor, keşke bizde de öyle olsa..

* Nazpek, öyle canım ya.. Ne kadar alışsan da özlem artıyor hergün..

* Elacım teşekkür ederim. Herşeyi bi kere de yazarsam çok çok uzun olur zaten, en iyisi böyle devam etmek..

* Haydins, yemek kısacık bir tatil de bi sorun olacak bişey. Pizza ve tavuk yemekleri olmasa aç kalacağız :)

* Seblacım, 12 Mayıs, az kaldı valla :) Tavuk ve yemekleri olmasa n'apardım merak ediyorum :))

n@zo dedi ki...

* Zeynepcim teşekkür ederim. Yaşayan anlıyor değil mi halden :( İnsanın içine sinmiyor bir türlü.. Sevgiler sana da..

* Mermaid, biraz zaman aldı ama artık ben de öyle düşünüyorum :) Sevgiler canım..

* Özlemcim, kesinlikle öyle. Burada sadece para cezası ile bitmiyor. O yüzden insanlar kuzu kuzu uyuyor kurallara. Bizde sadece bayramlarda olan kazalar burada yıl boyu ancak oluyor.

* Cadıcım Lalecim, valla en süper şey alışveriş olayı :)

* Aslıcım öyle canım, az kaldı :) Senin yerinde olmayı çok isterdim ama o yüzden hiiç sızlanma :)

* Lalcim en güzeli o. O'nsuz 1 dk. bile duracağım yer değil :)

n@zo dedi ki...

* Sihirli Eller, siz iyi olun yeter. 2 satır şey yazmaktan daha fazlası gelse keşke elimden.. Neyse güzel olacak herşey, buna inanalım hep.. Sevgiler canım..

* Aysuncum, kola da çok tüketiliyor ama kahve kadar değil kesinlikle.. Beğenmene sevindim :)

* Alevcimm, aminnn ! Teşekkürler..

* Leyya komşuluk olayı hiç bozulmasa keşke. İnsan önemini anlıyor uzakta. Trafik olayına hazırım :)) Teşekkür ederim..

* GOBcum, gelecek devamı, izlemeye devam et.. Teşekkürler..

* Beetle Juice, ben de hasretimmm :)) Kahvaltı pancake, donut falan işte burada. Evde Türk usulü yiyoruz tabii ama oradaki gibi olmuyor :)

ayci dedi ki...

NASILSA GERIYE DÖNECEGIM duygusuyla bir yere gitmek - insani cok rahatlatir. cünkü o NASILSA GERIYE DÖNECEGIM duygusu bir kurtulustur! ben öyle hissetmistim. ben amerikayi merak ederim, cünkü orda hersey XXL´dir benim gözümde. yani öyle hayal ediyorum ve senin anlattiklarini okuyunca hala öyle hissediyorum.

fakat orda yasamak ister miydim - emin degilim! ama gecici bir süreligine - cokta ilginc olabilirdi. en azindan ULAN NE DIYORSUN; BEN ZAMANINDA BILMEM KAC TANE YILDIZBAKS SAYMIS KADINIM diyeceksin! ve bu güzel birsey!

birde, hadi atlayin bir USA yapalim demek o kadarda kolay degil. :)

yemege gelince - iyyy bende hic sevmem o yag kokusunu! birde bizim orda hep zeytinyagli yaparlar - hafif insanlariz! ;)

nihalasli dedi ki...

Hihii nazocum dondum eski amerikan yazilarini okuyorum:)guzel guzel anlatmissin cok faydan dokunmustur eminim ki.Su yemek konusunda cileden cikaran bir sen diilsin emin ol:))